Hesap Günü

Kıyamet günü „Sur“a ikinci kez üfürülür. Bu üfürülüş, insanların yeniden dirileceği günün başlangıcıdır. O gün toprağın üstü yüzlerce, binlerce sene önce gömüldüğü yerden dışarı çıkarak, ayağa kalkan insanlarla doludur. O gün insanların dirilişi ve bundan dolayı içine düşecekleri şaşkınlık Kuran’da bizlere söyle bildirilmiştir:

„Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. Demişlerdir ki: „Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş“. O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir. İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz.“ (Yasin Suresi, 51-54)

O gün bu insanların dünya hayatında düşünmedikleri, anlamak istemedikleri ve kaçıp gizlendikleri herşey açığa çıkmıştır. İnkar edebilmeleri ya da kaçabilmeleri için hiç bir imkan kalmamıştır.

Yüzlerini zillet bürümüş, korkudan başları öne düşmüş olan bu insanların kabirlerden çıkıp bir araya toplandığı o anda, yerin birdenbire aydınlandığı görülür ve her insanın kitabı, kendisine verilmek üzere yanına getirilir.

Ve o gün kimse zerre ağırlığınca bir haksızlığa uğratılmaz. Herkes dünyada yapıp ettiklerinin karşılığını tastamam olarak alır. İnkar edenler için çok zorlu olan bu gün, onların sonsuz cehennem hayatlarının kesinleştiği gündür.

Elbette her insan dünyada dilediği şekilde yaşamakta, dilediği yolu seçmekte serbesttir. Hiçbir insanın bir diğeri üzerinde herhangi bir zorlaması olamaz. Ancak Allah’ın varlığına ve sonsuz adaletine iman eden insanlar olarak hepimizin görevi, inkar eden ve içinde bulundukları durumun, gidişatın farkında olmayan insanları uyarıp korkutmaktır. Zira Allah, bu insanların içinde bulundukları durumun vehametini ayetleriyle bize bildirmiştir:

„Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez.“ (Tevbe Suresi, 109)

Dünyada Allah’ın ayetlerinden yüzçeviren ve şuursuzca kendisini Yaratan’ı inkar eden insanların ahirette hiçbir kurtuluşları olmayacaktır. Eğer tevbe edip kendilerini yaratan Allah’a yönelmezlerse, olabilecek en büyük ceza ile karşılaşacaklardır. Onları bekleyen sonsuz azab, Kuran’da şöyle haber verilir:

„Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır. Kapıları kilitlenmiş bir ateş onların üzerinedir.“ (Beled Suresi, 19-20)

Sonsuz azaptan kurtulmanın ve ebedi cenneti haketmenin ise yolu bellidir:
Geç olmadan, Allah’a gönülden iman etmek,
Tüm yaşamını O’nu razı edecek davranışlarla geçirmek….

Kardeslerim

İman etmekte olanların Allah’a ve kıyamet gününe karşı besledikleri korku ayette şöyle tarif edilmektedir:

Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O’nu görmedikleri halde) bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden ‚içleri titremekte olanlardır.‘ (Enbiya Suresi, 49)

Bir başka ayette de, iman edenlerin hesap gününe karşı içlerinde taşıdıkları korkudan bahsedilir:

(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah’ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten ‚tutkuya kaptırıp alıkoymaz‘; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar. (Nur Suresi, 37)

Allah korkusundan uzak yaşayan insanların yaşamları boyunca gözardı ettikleri, müminlerin ise sakınarak hareket ettikleri hesap anı geldiğinde, kişinin dünyada yaptıkları birer birer kendisine gösterilecektir. Dünyada bulunduğu süre içinde her yaptığı, her niyeti gözler önüne serilecektir. Üstelik en ufak bir ayrıntı bile unutulmadan…
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar. Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür. Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür. (Zelzele Suresi, 6-8)

İşte o anda, Allah’tan korkup sakınmadan sorumsuzca bir ömür sürenler, başlarına gelecekleri anlamışlardır. Korku ve pişmanlıktan ölmeyi, yok olmayı isterler. Yaşadıkları bu yıkım ayette şöyle anlatılır:

Kitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: „Bana keşke kitabım verilmeseydi. Hesabımı hiç bilmeseydim. Keşke o (ölüm herşeyi) kesip bitirseydi. Malım bana hiçbir yarar sağlayamadı. Güç ve kudretim yok olup gitti.“ (Hakka Suresi, 25-29)

Kimin de kitabı ardından verilirse, o da, helak (yok olmay)ı çağıracak. Çılgın alevli ateşe girecek. Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi. Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı. Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi. (İnşikak Suresi, 10-15)

Bundan sonra artık kişinin kitabındaki amelleri Allah’ın hesap günü için hazırladığı hassas terazilerde tartılacaktır. Ve zerre kadar bile haksızlığa uğratılmayacaktır. İşte o an kişi eğer sakınanlardan değilse tartısı hafif gelecek ve tutuklanıp zincire vurularak ait olduğu yere götürülecektir. Kimse kimseye yardım edemeyeceği gibi kişinin kendisine de bir faydası olamayacaktır. Çaresizliğin acısı bütün benliğini kaplayacaktır.

Kimin tartıları hafif kalırsa, artık onun da anası (son durağı) „haviye“dir (uçurum). Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir? O, kızgın bir ateştir. (Kaaria Suresi, 8-11)

Dünyada korkusuzca bir yaşam süren kişinin Allah’a karşı işlediği tüm suçlar tek tek ortaya dökülür. Sadece yaptıkları değil, kalbinden geçirdiği tüm kötülükler de. O an içinde bulunduğu utanç tarifsiz bir utançtır. Hiçbir şeyi inkar edemez. O inkar etmeye kalksa işitme, görme duyuları ve derileri Allah dilediği için dile gelip konuşur, aleyhine şahitlik ederler.

İşte iman edenlerin her an şuurlarını açık tutan, onları sakındıran ve titizliklerini artıran korku böyle bir günün korkusudur. Bilirler ki Allah’ın, „O inkar edenler müslüman olmayı nice kereler dileyecekler.“ ayeti o gün tecelli edecektir. (Hicr Suresi, 2)

Kardeslerim Hesap günü cetin bir gün olup zerre miktari hayirdan ve zerre miktari yapilan serden hesaba cekilecegimiz bir gündür ve o günü aklimizdan cikarmamak o güne hazirlanmak her isimizde hesap gününü düsünerek o ise yön vermek birbirlerimizi severken kizarken hesap gününü düsünmek zorundayiz. Hesap günü ve o güne hazir olanlar ve o günde gönülleri yapmis olduklari amellerden dolayi huzur icinde kitaplarinin sag ellerine verilmesini bekleyenler kurtulusa erecek olanlar ne mutlu onlara…

Hazırlayan: Huzeyfe

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.