Sünnet’te Mü’minlerin Özellikleri

1. Mü’min arı gibidir. Çünkü arı sadece temiz yer, temiz bir şey verir. İnce bir dala konsa bile zedelemez.(İbni Hibban, Taberânî, Beyhakî Şuabu’l-İman-Sahih)

2. Mü’min hurma ağacı gibidir. Hurma ağacından sadece fayda gelir.(Buhârî, Müslim, Bezzar)

3. Mü’min altın külçesi gibidir. Altın ısıya maruz kalsa parlar, tartıldığında ise ağırlığı hiç eksilmez. (Beyhakî Şuabu’l-İman-Sahih)

4. Mü’min deve gibidir. Deve yumuşak huyludur, çekildiği zaman gelir, bağlandığında durur ve oturtulduğunda oturur. (Müsnedi Kadaî-Hasen)

5. Mü’min buğday başağına benzer. Çünkü o rüzgara maruz kalınca bazen yatar, bazen doğrulur ama kırılmaz. Münafık ise şiddetli rüzgarda kökten kırılan erz ağacına benzer. (Buhârî, Müslim, Tirmizî)

6. Mü’minin diğer mü’minlerle ilişkisi binanın tuğlaları gibidir. Onlar birbirlerine kenetlenirler. (Buhârî, Müslim)

7. Mü’minler, birbirlerine karşı bir vücut gibidirler. Vücudun herhangi bir yerindeki rahatsızlık diğer organları da rahatsız eder. (Müslim, Buhârî Edebü’l-Müfred, Ahmed, Ebu Nuaym Hilye)

8. Mü’min diğer mü’minin aynasıdır. Onların iyiliklerini yansıtır, hatalarını da hatırlatarak düzeltmesine sebep olur. (Ebu Davud, Buhârî Edebü’l-Müfred)

9. Mü’min, mü’minin kardeşidir. Onun ihtiyacını giderir, kaybettiklerini bulmakta ona yardım eder, talip olduğu kadına o vazgeçmedikçe talip olmaz, kardeşinin yokluğunda onun malına ve ailesine sahip olur. (Müslim, Ebu Davud, Taberî)

10. İnsanlar mü’mini sever, onunla haşır neşir olmak isterler. Çünkü mü’min, kaba değildir. (Ahmed-Sahih)

11. Mü’min, insanların emin gördüğü, mallarını ve nefislerini emanet ettiği kimsedir. (İbni Mace, Ahmed, İbni Hibban, Hakim, Bezzar-Sahih)

12. Mü’mini günahlarından arındırmak için Allah ona hastalık verir. Nasıl demir ateşe sokulduğunda kir ve pastan ayıklanıyorsa, mü’min de ateşli hastalık neticesinde günahlarından arınır. Çünkü o ateş mü’minin cehennemden nasibidir. (Hakim, Bezzar, Ahmed-Sahih)

13. Allah, mü’minin günahını affetmek için ona, eşine, çocuklarına ve malına musibet verir. (Tirmizî, Ahmed, Hakim-Sahih)

14. Mü’min Allah’ın kaza ve kaderine rıza gösterir. Kendisine iyilik isabet ederse şükreder, kötülük isabet ederse sabreder. (Müslim)

15. Mü’minin içi ve dışı aynıdır. Mü’minlere hemen inanır. Facir (günahkar) ise içi dışı gibi değildir. (Ebu Davud, Tirmizî, Buhârî Edebü’l-Müfred, Hakim-Hasen)

16. Mü’min, işlediği günah sebebiyle üzülür, işlediği hayır sebebiyle sevinir. (Ahmed b. Hanbel-Sahih)

17. Mü’min kılıcıyla ve diliyle cihad eder. (Ahmed b. Hanbel-Sahih)

18. Mü’min, komşusu açken tok yatmaz. (Buhârî Edebü’l-Müfred, Hakim-Sahih)

19. Mü’min; komşusuna iyilik yapar, eziyet etmez. (Buhârî, Müslim)

20. Mü’min, misafirine ikram eder. (Buhârî, Müslim)

21. Mü’min iyi ahlaklıdır. (Ebu Davud, Tirmizî, Ahmed-Hasen)

22. Mü’min sövmez, lanet etmez, kötü söz söylemez. (Buhârî Edebü’l-Müfre, ,Tirmizî, İbni Hibban, Ahmed, Hakim-Sahih)

23. Mü’min yalnız mü’minle arkadaşlık yapar. (Tirmizî-Hasen)

24. İnsanlara ihtiyacını belli etmemek mü’mini aziz kılar, gece namazı kılmak ise onu yüceltir. (Hakim, Ebu Nuaym, Münzirî-Hasen)

25. Mü’min aynı yerden iki sefer ısırılmaz. Bir defa kandırıldığı hususta bir daha kandırılmaz. (Buhârî, Müslim)

26. Mü’min bir tek bağırsaktan yer. Yeme ve dünya hırsı hususlarında kanaatkardır. (Buhârî, Müslim)

27. Mü’min için dünya zindandır. Çünkü her şey onun için sınırlıdır. O, Allah’ın istediği bir hayatı yaşamak için nefsinin istediği gibi değil de, Allah’ın ve Rasûlü’nün sınırlarını belirlediği çizgide yaşar. (Müslim, Tirmizî, İbni Hibban, İbni Mace, Ahmed)

28. Mü’min insanlarla birlikte olur, onların eziyetlerine sabreder, onlardan kaçmaz. (Ahmed, Buhârî Edebü’l-Müfred, Tirmizî, İbni Mace-Hasen)

29. Mü’min kuvvetli olmalıdır. Her mü’minde hayır olmakla birlikte kuvvetli olan zayıfa nispetle daha hayırlıdır. (Müslim)

30. Mü’min kendisi için sevdiğini diğer mü’min kardeşi için de sever. (Buhârî, Müslim)

31. Mü’min, Allah için sever, Allah için buğzeder. Allah için verir ve Allah için alıkoyar. (Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Ahmed)

32. Mü’min çokça Kur’an okur. Bu durumda kokusu da güzel, tadı da güzel birisi olacağını bilir. (Buhârî, Müslim)

33. Mü’min, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)i kendi nefsinden, çocuğundan, babasından ve bütün insanlardan daha çok sever, sayar ve hakkını korur. Bu ise onun sünnetine azı dişleri ile yapışmakla olur. (Buhârî, Müslim)

34. Mü’minin ölüm anında alnı terler, ruhu güzellikle alınır, mezarda ise sorgu meleklerinin sorularını bilir ve kendisi için kabir bir cennet bahçesine çevrilir. (Tirmizî, Nesâî, İbni Mace, Ahmed)

35. Mü’minin kıyametteki durumu ise; Rabbi onun günahlarını dünyada insanlardan gizlediği gibi mahşer sahasında da gizler ve bağışlar. (Buhârî, Müslim)

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.