Peygamberimiz (sav)’den Hayat Ölçüleri

Muaz’den (ra) rivayetle:
Öğrenmek istediğinizden neyi öğrenirseniz öğreniniz, bildikleri­nizle amel etmedikçe, Allah sizi bundan faydalandırmaz.[1]

Ebû Hüreyre’den (ra) rivayetle:
Cuma, Pazartesi ve Perşembe günleri Cennetin kapıları açılır. Al­lah’a hiçbir şeyi ortak koşmayanlardan, bağışlanma dileyen her ku­lun günahı bağışlanır. Ancak din kardeşiyle kendi arasında düşman­lık bulunan kişi bunun dışındadır. Böyle bir kimse için şöyle denir: „Barışıncaya kadar bu ikisini bekletiniz.“[2]

Cabir (ra) Peygamber Efendimizin (sav) şöyle buyurduklarını rivayet ediyor:
Kendisinden özür dilendiği halde bunu kabul etmeyen Kevser ha­vuzunun başına varamaz.[3]

İbni Mes’ûd (ra) rivayet ediyor:
Allah’a isyan bayrağını açanlara kalben kızmakla Allah’a yaklaş­maya çalışınız. Onları asık yüzle karşılayınız. Onlara kızmakla Al­lah’ın hoşnutluğunu arayınız. Onlardan uzaklaşmakla Allah’a yak­laşmaya çalışınız.[4]

Ebû Âmir es-Sekûnî (ra) rivayet ediyor:
Kimsenin görmediği yerde de açıkta yaptığın salih amelin aynısını yapman iyiliğinin eksiksiz oluşuna delildir.[5]

Numan bin Beşir (ra) Peygamber Efendimizin (sav) şöyle bu­yurduklarını rivayet ediyor:
Kişinin Allah’ın kendisine verdiği nimeti dile getirmesi şükürdür. Bunu yapmaması ise nankörlüktür. Aza şükretmeyen çoğa da şük­retmez, insanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez. Cemaat bereket, ayrılık ise azaptır.[6]

Enes (ra) rivayet ediyor:
Şu üç şey kimde bulunursa o kişi îmanın tadına erer: Allah ve Resulünün kendisine herşeyden daha sevimli olması, sevdiğini sırf Allah için sevmesi, Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra, tekrar küfre dönmekten ateşe atılacakmışcasına nefret etmesi.[7]

Ebû Hüreyre’den (ra) rivayetle Peygamber Efendimiz (sav) şöy­le buyurmuşlardır:
Üç kimse vardır ki, imanları kemâle ermiştir: Allah yolunda hiç­bir kınayıcının kınamasından korkmayan kimsenin. Amelinde asla gösteriş yapmayan kişinin ve biri dünya diğeri âhiretle ilgili iki işle karşılaştığında âhirete âit olanı dünya işine tercih edip onu yapan kimsenin.[8]

Abdurrahman bin Avf’dan (ra) rivayetle Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır:
Yarın yaparım, ertesi gün yaparım“ gibi düşünceler şeytanın prensibidir. Onu mü’minlerin kalblerine atar.[9]

Daha çok tembellerin mazeret ifâdesi olan „Yarın yaparım“ gibi sözlerin bu ve buna benzer mahzurları sebebiyledir ki, Resûlullah Efendimiz (sav) böyle bir hareketin şeytandan geldiğini, şeytanın prensibi olduğunu bildirerek mü’minleri uyarmakta, başka bir hadîslerinde de bunun tehlikesini şöyle dile getirmek­tedir:

‚Yarın yaparım, yarın yaparım‘ diye işlerini erteleyenler helak olmuşlardır.“ Söz konusu durum uhrevî işler gündeme geldiğinde daha büyük önem arzeder. Dünya işleri böyle olursa âhiret işlerinde daha dikkatli olunması, bir an ön­ce yapılması gerektiği anlaşılır.


[1] İbni Adİyy ve Hatib.
[2] Müslim, Birr: 34,36; Ebû Davud, Edeb: 47; Taberânî, Hüsnû’l-Halk: 17,18; Müsned, 2:389,400.
[3]Taberânî.
[4] İbnİ Şahin.
[5] Taberani.
[6] Beyhakî’nin Şi’bü’l-İman.
[7] Buhari, İman: 14; Edeb: 42; Müslim, İman; 66,67; Tırmizî, İman: 10; İbni Mâce, Fiten: 23; Müsned, 3:103,172,275.
[8] İbni Asâkir’den.
[9] Deylemi’nin Müsnedü’l-Firdevsinden.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.