Kardeşlik Hukuku

Kardeşlik Hukukunun Kaynağı, Keyfiyeti ve Önemi

Unutulmamalıdır ki, İslâm’ın yücelttiği ve sosyal yapısını üzerine kurduğu ilkelerin en önemlilerinden biri, Allah (cc) için sevgi ve kardeşliktir. Peygamberimiz Efendimiz (sav) bunun önemini ifade ederken şöyle buyurmuştur: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!” (Müslim)

Dolayısıyla Allah (cc) için kardeşlik, imani bir vasıftır.

Gücünü imandan almayan kardeşlik iddiaları; dünyalık çıkar birlikteliğinden başka bir şey değildir. İslâm kardeşliği ise menfaat çerçevesinin dışına taşar.

Allah (cc) İçin Sevmek

Yaratılmış her şey Allah (cc)’ın takdiri, rızası, sanatı, eseri ve aynı zamanda bir emaneti olduğu içindir ki; sevgi de yalnızca Allah (cc) için olmalıdır.

Allah (cc) için sevmek, kişinin kardeşine hayır temennisinde bulunması ve onun için hayır dua etmesiyle başlar. Nitekim Allah Rasûlü (sas); “Sizden biriniz kendi nefsi için istediğini, mü’min kardeşi için de istemedikçe kâmil mü’min olamaz” (Buhari) buyurmaktadır.

Allah dostlarından birisi demiştir ki: “Allah için sevdiğin kardeşlerini çoğalt. Her mü’min için bir şefaat yetkisi vardır. Belki sen, kardeşinin şefaat ettiklerinin içinde olursun.”

Allah Teâlâ kıyamet günü kendisine fayda verecek samimi bir kardeşi olmayan kimsenin şöyle diyeceğini haber vermiştir: “Bizim için şefaat edecek kimseler ve derdimize düşecek hiçbir samimi dost yoktur.” (Şuara Sûresi, 100-101)

Sevdiğini Allah için sevmek, imanın temelidir. Nitekim Rasûlullah (sas) buyurdular:

Allah Teâlâ kıyamette buyurur ki: Benim azametim için birbirini sevenleri, hiçbir himayenin bulunmadığı bugün, rahmetim altında himaye ederim.” (Müslim)

İslâm tarihi, kardeşe karşı sevginin ve onu kendine tercih etmenin örnekleriyle doludur. Bunlardan biri de Yermük Savaşı’nda yaşanmıştır. Bu savaşta Haris b. Hişam (ra), İkrime b. Ebi Cehil (ra) ve Süheyl b. Amr (ra) ağır yaralar alarak yere düştüler. Haris b. Hişam içmek için su istedi. Askerlerden biri ona su götürdü. İkrime’nin kendisine baktığını görünce; “Bu suyu İkrime’ye götür” dedi. İkrime suyu alırken, Süheyl’in kendine baktığını gördü, o da suyu içmeyerek; “Bunu götür Süheyl’e ver” dedi. Fakat su Süheyl’e yetişmeden Süheyl şehit oldu. Bunun üzerine sucu İkrime’ye koştu. Fakat İkrime de şehit olmuştu. Hemen Haris’in yanına koştu. Haris de şehit olmuştu… (Yusuf Kandehlevi, Hayatü’s Sahabe)

Allah (cc) için kardeş olanların, Allah (cc) katındaki derecelerini Rahmet Nebisi (sas) şöyle bildiriyor: “Arşın etrafında nurdan minberler vardır ki, minberlerin üstünde; yüzleri nur ve elbiseleri nur olan insanlar vardır. Onlar, ne peygamberdirler ne de şehittirler. Peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.” Ashab dediler ki: “Ya Rasûlallah! Onlar kimlerdir?” Rasûlullah (sas) buyurdular: “Onlar, birbirlerini Allah için sevenler ve Allah için birbirlerini ziyaret edenlerdir.” (Ebu Davud)

KARDEŞLİK İÇİN ÖLÇÜ ve ŞARTLAR

Allah (cc) için kardeşliğe giden yolda bilinmesi, önemsenmesi ve takip edilmesi gereken ölçüler ve şartlar vardır.

Kişinin kardeşine olan sevgisi, Allah (cc) ve Rasûlü (sas)’nün sevdikleri hasletlerde olmalıdır. Zira Allah Rasûlü (sas) şöyle buyurmuştur: “Üç haslet vardır. Bu üç haslet kimde bulunursa imanın tadını duyar: Allah ve Rasûlü’nün ona her şeyden daha sevimli olması. Bir kimseyi sadece Allah için sevmesi. Allah’ın bir kulu imansızlıktan kurtarıp ona İslâm’ı nasip ettikten sonra o kimsenin tekrar küfre dönmekten, ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi hoşlanmaması.” (Buhari)

Kardeşliğin şartlarını ise kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:

Kardeşliğin Sırf Allah (cc) İçin Olması
Rasûlullah (sas) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: “Allah için birbirlerini seven, Allah için bir araya gelen ve Allah için birbirlerinden ayrılan iki kişi… (Kıyamet gününde Allah’ın gölgesinde gölgeleneceklerdir.) (Buhari)

Kardeşliğin İman ve Takva İle Beraber Olması
Allah Teâlâ bizlere, kardeşlik şuurunun takva kıvamında ve tadında olanının makbul olacağını bildirmektedir: “O gün dostların bazıları bazısı için düşmandır. Muttakiler müstesna.” (Zuhruf Sûresi, 67)

Kardeşliğin; Kitap ve Sünnete Uyma, Hurafe ve Bidatlerden Uzaklaşma ve İslâm Usûlüne Sımsıkı Sarılmaya Dayanması
Bu ise Allah (cc)’ın şeriatını hâkim kılmak ve Rasûlullah (sas)’ın metodunu takip etmekle olur.

Kardeşliğin, Allah İçin Karşılıklı Nasihat Etmeye Dayanması
Bu ise kardeşin, mü’min kardeşinin aynası olması ile mümkün olur. Pak Rasul (sas) bunu bize şöyle bildirmektedir: “Mü’min mü’minin aynasıdır. Mü’min mü’minin kardeşidir, (ihtiyaç duyduğunda) onun geçimini temin eder/zarardan-ziyandan korur ve arkasından da/gıyabında da elinden geldikçe onu savunur.” (Ebu Davud)

Kardeşliğin, Genişlikte ve Darlıkta Dayanışma ve Yardımlaşmaya Dayanması.
Allah Rasûlü (sas) buyurdular: “Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buhari)

Allah dostları şöyle demişlerdir: “Sırrını saklayan, kusurlarını örten, felaketlerde senin yanında olan, rağbet olunan şeylerde seni nefsine tercih eden, iyilikleri yayan, kötülükleri gizleyen kişiden başkasıyla arkadaş olma. Eğer bu vasıflarda birini bulamazsan, kendinden başka kimseyle arkadaşlık etme.”

KARDEŞLİK DUYGUSUNU PEKİŞTİRECEK HASLETLER

Allah (cc) için kardeş olanlar; kardeşlik duygusunu pekiştirmek ve sevgi bağlarını güçlendirmekle mesuldürler. Bunun için de şu kurallara mutlaka uymaları gerekir:

 -Kardeşler karşılaştıklarında samimi bir şekilde selamlaşmalıdırlar
Selam, müslümanlar arasında birleşip kaynaşmanın ve sevgi yumağına dönüşmenin en başta gelen sebeplerindendir.  Rasûlullah (sas) buyurdular: “Ey insanlar! Selamlaşınız, yemek yediriniz ve insanlar uyurken namaz kılınız ki, selametle cennete giresiniz.” (Tirmizi)

– Kişi kardeşini sevdiğinde, ona kendisini sevdiğini bildirmelidir.
Ebû Zer (ra) rivayet ediyor: „Biriniz din kardeşini sevdiğinde bunu kendisine bildirsin.“ (Ebu Davud)

– Kardeşler birbirlerine güler yüzle davranmalıdırlar.
Allah Rasûlü (sas) buyurdular: “Kardeşini güler yüzle karşılamak bile olsa, iyilikten hiçbir şeyi küçümsemeyin.” (Müslim)
Hamza bin Ubeyde (ra)’den rivayetle: Bir mü’minin din kardeşine eziyet verici sert bir bakışla bakması helal olmaz. (İbnü’l-Mübarek’den)

– Kardeşler karşılaştıklarında hemen musafaha etmelidirler.
Allah Rasûlü (sas) buyurdular: “Şüphesiz ki Allah; birbirleri ile karşılaşıp musafaha eden iki müslümanı daha birbirlerinden ayrılmadan bağışlar.” (Ebu Davud)

– Kardeşler ayrılırken, birbirlerinden dua istemelidirler.
Ömer b. Hattab (ra) bildiriyor: “Umre yapmak için Rasûlullah (sas)’tan izin istedim. Bana izin verdi ve şöyle buyurdu: “Ey kardeşim! Dua ettiğin zaman bizleri de unutma.” Dünyaları bana verselerdi o kadar sevinmezdim.” (Ebu Davud)

Ebû Derdâ (ra) rivayet ediyor: Bir Müslümanın yanında yokken din kardeşi için yapmış olduğu duâ kabul olunur. Bu iş için görevli bir melek bulunur. Din kardeşi için hayırla duâ ettiğinde, melek, „Amin. Kardeşin için istediğinin bir misli de sana verilsin“ der. (Müslim)

– Kardeşler belli aralıklarla ziyaretleşmelidirler.
Allah Rasûlü (sas) buyurdular: “Allah Teâlâ buyuruyor ki; “Benim için birbirlerini sevenlere, benim için birbirlerinin yanında oturanlara ve benim için birbirlerine gidip gelenlere muhabbetim vacib olur.” (Malik, Muvatta)

Sevbân’dan (ra) rivayetle; „Müslüman,  din kardeşini  ziyarete gittiğinde dönünceye kadar Cennet bahçesi içindedir.“ (Müslim)

– Kardeşler birbirlerini sevinçli ve güzel hallerinde tebrik etmelidirler.
Kardeş evlendiğinde, çocuğu olduğunda veya çocuğu din, ahlak ve öğretim hayatında yükseklere tırmandığında yahut kardeşi yolculuktan döndüğünde yahut da Hac ve cihad ibadetlerinden döndüğünde onu ziyaret edip tebrik etmelidir.

– Kardeşler birbirlerinin ihtiyacını karşılamak için büyük çaba göstermelidirler.
Allah Rasûlü (sas) buyurdular: “Her kim bir mü’minden dünya üzüntülerinden bir üzüntüyü giderirse, onu ferahlatırsa, Allah da kıyamet günü onun üzüntülerinden bir üzüntüsünü giderir. Kim darda kalanı genişliğe çıkarırsa Allah da dünya ve ahirette onun işlerini kolaylaştırır. Kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da dünya ve ahirette onun ayıplarını örter. Kul kardeşine yardımcı olduğu sürece Allah da ona yardım eder.” (Müslim)

– Kardeşler imkân buldukça birbirleriyle hediyeleşmelidirler.
Allah Rasûlü (sas) buyurdular: “Hediyeleşiniz. Zira hediye, sevgiyi artırır ve kinleri giderir.” (Deylemi)

Abdullah İbni Abbas (ra) rivayet ediyor: „Farzları yerine getirdikten sonra, Allah’ın en çok sevdiği amel bir Müslümanı sevindirmektir.“ (Taberani’nin  Kebir’inden)

KARDEŞLİĞİN MEYVELERİ

Kardeşlik, Allah Teâlâ’nın İslâm ümmetine bağışladığı bir nimettir. Allah (cc) buyuruyor: “…Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz…” (Âl-i İmran, 103)

Allah (cc) için birbirlerini sevenlerin toplayacağı meyveleri şöylece sıralamak mümkündür:

*-İmanın tadını tadar ve mutlu bir hayat yaşarlar.
*-Allah (cc), onları rahmetiyle kuşatır ve kıyamet gününün zorluklarına karşı korur.
*-Sevinç ve güvenliğe erişirler.
*-Kıyamet günü, Allah (cc)’ın kendi rızasıyla gölgelendireceği yedi sınıf insanın saflarına karışırlar.
*-Allah (cc) ve Rasûlü (sas)’nün sevgisine mazhar olurlar.
*-İmanın bir yansıması olan kardeşlik kulpuna sarılanlar kurtuluşa erişirler.
*-Cennet derecelerinin artmasının yolu; Allah (cc) için kardeş olmaktan geçmektedir.
*-Allah (cc) için birbirlerini sevenler, kıyamet gününde Allah (cc)’ın nimetlendirdiği Nebiler, şehitler, sıddıklar ve salihlerle beraber olacaklardır.
*-Allah (cc) için sevgi; kalbin netliğini, Allah (cc)’ın kitabına ve Rasûlü (sas)’nün sünnetine ittiba edildiğini gösterir.

Hulasa;

*-Allah (cc) için kardeşliğin en önemli meyvesi; mükâfatının cennet olmasıdır. Allahu Teâlâ buyuruyor: “Takva sahipleri, mutlaka cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar. (Onlara); ‘Oraya emniyet ve selâmetle girin.’ (denilir). Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.” (Hicr, 45-47)

Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: “Su-i zandan (müslümana yersiz töhmetten) sakınınız. Zira su-i zan, sözlerin en yalanıdır. Birbirinizin gizli hal ve kusurunu araştırmayın. Kötülükte yarışmayın, birbirinizi kıskanmayın, birbirinize buğz etmeyin, birbirinizden yüz çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun.” (Buhari) (1)

Mustafa Tuna, Misak Dergisi, Sayı: 273-274 (Özetle)

(1) Hüsnü Ethem Cerrar’ın; “İslâm’da Sevgi ve Kardeşlik” adlı eserinden istifade edilmiştir.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.