Salihlerle Beraber Olmak

Muhterem Kardeşlerim!

Yusuf (a.s.) Allah’ın elçisi güzel bir peygamber. Diger peygamberler gibi O da masum. Rabbine isyan etmez, günah işlemez. Ancak beşerliğinin icabı zelleleri olabilir. Cennette ebedi kalacak ve cemalullahı seyretme lütfuna erecek.

Yine de dua ediyor Yusuf (a.s.): „Ya Rabbi beni müslüman olarak öldür, beni salihler arasına kat“ diyor (Yusuf, 101) Rabbinden bunu niyet ve niyaz ediyor.

Kendisi salihler salihi olan ve ismet sıfatıyla günahlardan uzak tutulan Allah (c.c.) elçisi niçin salihlerle beraberliği arzuluyor ve neden beni müslüman olarak öldür Ya Rabbi diyor? Yusuf (a.s.) kullar arasında Rabbine en yakın makam olan peygamberlik ile vazifelendirilmiştir. Ve Allah’tan (c.c.) en çok O’na en yakın olanlar korkar. Bu korku cehenneme düşmek korkusu değil, sevgiliyi gücendirmek endişesidir. Bu münasebetle en çok ibadet eden, haşyetullahı, muhabettullahı hisseden peygamberlerdir.

Yusuf (a.s.)’da bu duygu içerisinde gönlündeki İslâm makamı ile dirilmeyi isterken bir konuda da ümmetine örnek oluyor.

İnsanoğlunun kazanabileceği en büyük mükafat müslüman olarak ölmektir.

Çünkü müslüman olarak ölen kişi günahkâr bile olsa sürekli cehennemde kalmayacak, suçu miktarınca ceza gördükten sonra cennet yurduna dönecektir.

Bu sebeple dualarımızı „son nefeste iman ile göçmek“ isteği ile bitiririz.

Çevremize ibret nazarı ile baktığımızda; aynı karakter yapısına sahip, aynı hedef ve emel için çalısan insanları bir arada görürüz. Bu beraberlik bir zaman sonra kişileri birbirinin ikizi denilecek kadar ortak hale getirmektir.

Malik bin Dinar bir gün karga ile güvercinin beraber uçtuklarını görünce hayret ederek „Allah Allah, bunların arasında hiçbir münasebet yok. Böyle iken nasıl oluyor da birlikte uçabiliyorlar“ diye teaccup eder. Biraz sonra ikisinin de ayaklarının aksak oldugunu görünce hayreti gider ve „İşte bunlar münesebeti bu yönden tesis ettiler“ der. Hekimlerden birisi: „Her kuş kendi cinsi ile uçtugu gibi, her insan da kendi şekli ile ünsiyet eder“ buyuruyor.

Yüksek ruha sahip bir peygamberin salihlerle beraberlik için dua etmesi, her gün hata işleyen biz insanlara bu beraberliği ihtiyari değil zorunlu kılmaktadır.

Muaz bin Cebel’den (r.a.) rivayet edilmiştir: „Bir mecliste yüz münafık ve bir mü’min bulunsa, o mecliste sonradan gelen mü’min, mü’minin yanına; bir mecliste yüz mü’min ve bir münafık bulunsa oraya gelen münafık, münafığın yanına oturur.“

Kardeşlerim!

Meclislerimize bir dikkat edelim kimlerle beraberiz, ruhumuz kimleri seviyor? Dostluk, ahbaplık, arkadaşlık yaptığımız, hayranlık duyduğumuz insanlar saidler ve salihler mi? Yoksa şakiler mi? Bir de gönül meclislerimizi muhasebeye çekip kendimizi soralım. O yüce makamlarda hangi muhabbetlere ve sevgilere yer vermişiz. Gönül hazinemizi hangi sevgilerle doldurmuşuz. Gönül evimizde bir kişilik yer kalsa kimi misafir ederiz? Bu konuda ferasetli davranarak gönül meclislerimize, Allah (cc)’ın salih kullarının sevgilerini yerleştirelim ki, bizde salihler meclisinin sakinleri olabilelim.

„Ya Rasulallah! Biz şimdi seninle beraberiz ancak ahirette senin makamın yüksek yerde olacak ve salihlerle beraber olacaksın, o zaman seninle beraber olamayacağıma üzülüyorum“ diye endişesini dile getiren sahabesini Rasululah (sav) şu müjdeyle sevindiriyor:

„Kişi sevdiği ile beraberdir“

Bu müjde sadece soruyu soran sahabe için olmayıp aynı zamanda bizler için de bir müjdedir. Kim kimi seviyorsa ebedi hayatı olan ahirette de onunla beraber olacaktır. Tabiidir ki, bu müjdenin sahibi olan mü’münler de ancak kendilerini cennete götürecek yolda yürüyen salih kulları severler.

Buna göre ey kardeşim gel kalbimizde beslediğimiz sevgileri, hayranlıkları, muhabbetleri bir daha kontrol edelim.

Ey odasının duvarına hayranlık beslediği artistin, popçunun, topçunun, cehennem cıngısı olacak yıldızların resimlerini asan genç kardeşim, ahirette ebedi beraber olmak istediğin kimseleri iyi seçtin mi? Ebedi hayatında kimlerle beraber olmak istemektesin hiç düşündün mü? Kalbinde hayranlık duyduğun, sevgi beslediğin insanlar seni yarın nerede karşılayacaklar hesap ettin mi? Elinden tuttuğun, peşinden gittiğin arkadaşların seni nereye götürüyorlar araştırdın mı?

Şu bir hakikattir ki; cennet salihler içindir, Allah’ı seven, O’nun yolunda yürüyen ve O’nun emir ve yasakları çerçevesinde hayatını düzenleyenler içindir. Ebedi kurtuluş ancak onlar içindir. Sevdiğimiz, hayranlık duyduğumuz, elinden yapışıp peşinden gittiğimiz kimseler hangi yoldalar, nereye gitmekteler ve hayatlarını nasıl ve hangi düzene göre yaşamaktalar? Bunları bilelim ve yolumuzu, gideceğimiz menzili ona göre seçelim!

Kardeşlerim!

Dünya hayatı hesap edemediğimiz kadar kısa ve geçicidir. Yarın ne olacağımız belli değildir. Dünyanın geçici zevkleri ve lezzetleri bizi aldatmasın. Şunu bilelim ki, dünyanın geçici zevkleri ahirette cehennemin kavurucu ateşidir. Üç günlük dünya hayatı, iki günlük zevkler için sonu gelmeyecek olan ebedi hayatımızı mahvedecek işlerden ve inslerden şiddetle kaçınalım. Unutmayalımki en etkili zehirler en güzel kadehlerle sunulur. Dünya zevkleride böyledir.

Ebedi hayatımızı kurtaracak, bizi saadet ve kurtuluşa erdirecek yolu seçelim. Ancak bu yolda yürüyenleri yoldaş edinelim. Ahirette beraber olmak istediklerimizi sevelim, muhabbetimiz, hayranlıklarımız onlar için olsun. Kalbimizi Allah’ın salih kullarına ve O’nun yolunda yürüyenlere açalım. Onlarla beraber olmaya özen gösterelim. Zira Allah’ın rahmet ve mağfireti ancak bu salih kular içindir.

Buhârî de zikredilen hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: „Zikredenlerin etrafında dönen meleklere Cenab-ı Hakk şöyle hitap eder; „Sizi şahit tutarak söylüyorum ki onları affettim. Muhakkak onları bağışladım.“ Huzurunda bulunan meleklerden biri; „Onların arasında biri var ki onlardan olmadığı halde bir ihtiyacını gidermek için aralarında bulunmaktadır, onu da mi affettin Ya ilahi!“ diye sorunca, Allah-u Teâlâ cevaben „Onlar Ben’i zikretmek için toplanmış oturan kimselerdir. Onlarla oturan ve beraber olan nasibsiz kalamaz“ müjdesini vermiştir. insan bu müjdeyi ögrenince Allah’a (c.c.) isyan edenlerin yanında bulunup, günahlarına ortak olmaktan değil, civarlarından geçmekten dahi korkuyor. Ve salihlerin bulunduğu meclisleri, onların sohbetlerini mumla aramaya söz veriyor.

Ya Rabbi bizleri Sahabenin nurlu yolundan ayırma.
Ya Rabbi bizi müslüman olarak öldür ve salihlerle beraber kıl.

Hacı Bekir B.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.