Adalet Üzerine

Muhterem Kardeşlerim…

Adalet:Düzenli ve dengeli davranma, her şeyin ve herkesin hakkını verme, haksızlıklardan uzaklaşarak orta yolu tutma, bir şeyi yerli yerine koyma, insaf ve eşitlik anlamlarındadır. Geniş kapsamlı bir kavram olan adâletin zıttı zulüm, hıyanet ve insafsızlıktır.Adalet, sadece devlete ve yöneticilere has bir olgu değildir. Adalet, hukuki, içtimai-sosyal ve ahlakı alanların hepsini kapsar.

Bu sebepledirki; adalet öncelikle bireyin kendine sonra ailesine ve de çevresinde yer alan herhese, toplumlara hatta Tabiata ve hayvanlara karşı görevlerini ve haklarını yerine getirmesidir. Peygamber efendimiz (s.a.) bir hadislerinde mealen şöyle buyurmaktadır:**Mükmünde, ailesine karşı ve velayeti altında olanlar hakkında adil davrananlar, kıyamet gününde nurdan minberler üzerindedirler…Müslim**

Adalet, kişinin görevlerini yerine getirmesi ve haklarını alması hadisesidir. Bu itibarla kişi hem kendine karşı hem de aile bireylerine karşı, ayrıca yöneticiler emri altında olan memur, işçi ve halklara karşı görevlerini adil ve dengeli bir şekilde yerine getirmek zorundadırlar. Aksi takdirde kendisine emanet edilen “nefsi, ailesi ve emri altında bulunanlara” zulmetmiş olurlar.

Adaletin İslâm toplumunda, yönetimde, Hukuk bütünlügünde Mahkemelerde ve insanlar arası ilişkilerde tam anlamıyla uygulanması zorunludur. Çünkü adalet mülkün yani Devlet yapısının temelidir. Adaletin olmadığı cemiyetlere zulüm, anarşi ve terör hâkim olur. Aynı son zamanlarda yaşandıgı gibi Toplumsal isyanlar çıkar, mahkemelere, devlete hatta fertlerin birbirlerine olan güveni kaybolur. İnanıyoruz ki Adaalet herkese ve her zaman mutlaka gereklidir.

İslam dininde Adalet kavramı sadece müslüman olanlara değil, kültür, bilgi, mevki, cinsiyet, ırk, dil ve din farkı gözet¬meden bütün insanlara, sadece insan oldukları için, aynı değer ve ölçüde uygulanması emredilmiştir. Rabbimiz Nisa suresi ayet.135.te mealen şöyle buyurmaktadır:

*** Ey iman edenler Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut sâhidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.***

İslam tarihinin her safhası ve dönemi, Peygamber efendimizin (sav), sahabelerinin ve onlar gibi dini doğru anlamış ve hayatına tatbik etmiş kişi ve toplumların bu tarz düşünce ve uygulamalarının örnekleri ile doludur. Öyle ki, Adalet kavramı, islam toplumuna, Adalet Mülkün yani Devletin Temelidir. önemli sözüyle dilimizde kıymetini açıkça ifade etmiştir. Peygamber efendimizin (sav) ikinci halifesi olan Hz. Ömer, bu anlamda adalet ile sembolleşmiş bir şahsiyet olmuştur. Allah ondan razı olsun.

Adalet deyince İslam anlayışında her ferdin ve her toplumun karşılıklı olarak işlerinde değişmez bir ölçü şeklinde yerini almış, istek heva ve heveslere yer verilmemiş, sevgi ve nefretlere uyulmamış, akrabalık ve yakınlık gözetilmemiş, zengin-fakir, kuvvetli ve zayıf ayırımı yapılmamıştır.

Ahlak ve hukukun en temel kavramı Adalettir. Adalet o kadar önemlidir ki, adaletin söz konusu oldugu yer öncelikle İnsan insan ilişkileri, İnsan – toplum ilişkisi ve Toplum – toplum ilişkileridir. Adalet haklıya hakkını ve suçluya da cezasını verme hareketinin ifadesidir. İslâm’da adaleti gerçekleştirmek için çeşitli müesseseler kuruldugu bilinen bir gerçektir. Asrı saadet döneminde Peygamber efendimiz (sav) davalara bizzat kendisi bakmıştır.

Sonuç olarak Adalet bizim inancımızda büyük bir öneme sahiptir ve de Adaletin geciktirilmeden hak sahibine verilmesi asıl tutulmuştur. Bu yüzden geciken Adaletin adaletsizlik oldugu hükmü verilmiştir. Mutlaka Adaletin olmadıgı zamanlarda zulum ve Anaşi hüküm sürmüş Adil yaşayış biçiminde de huzur ve sükun hayatta yerini almıştır. Unutmayalım Adalat herkese lazımdır.

Peygamber Efendimiz bir hadisinde mealen şöyle buyuruyor:** Bir kavmin içinde Devlet, mahkeme ve aile fertleri arasında hak ve adaletten uzak hüküm verilirse, o kavimde mutlaka kan dökümü yaygınlaşır…** Adalete riayet etmek en temel görevlerimizden olur inşaallah…

Sermed Kadir

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.