Salihlerle Beraber Olmak

Yusuf (a.s.) Allah’in elçisi güzel bir peygamber. Diger peygamberler gibi O da masum. Rabbine isyan etmez, günah islemez. Ancak beserliginin icabi zelleleri olabilir. Cennette ebedi kalacak ve cemalullahi seyretme lütfuna erecek.

Yine de dua ediyor Yusuf (a.s.): „Ya Rabbi beni müslüman olarak öldür, beni salihler arasina kat“ diyor. Rabbinden bunu niyet ve niyaz ediyor.

Kendisi salihler salihi olan ve ismet sifatiyla günahlardan uzak tutulan Allah (c.c.) elçisi niçin salihlerle beraberligi arzuluyor ve neden beni müslüman olarak öldür Ya Rabbi diyor? Yusuf (a.s.) kullar arasinda Rabbine en yakin makam olan peygamberlik ile vazifelendirilmistir. Ve Allah’tan (c.c.) en çok O’na en yakin olanlar korkar. Bu korku cehenneme düsmek korkusu degil, sevgiliyi gücendirmek endisesidir. Bu münasebetle en çok ibadet eden, hasyetullahi, muhabettullahi hisseden peygamberlerdir.

Yusuf (a.s.)’da bu duygu içerisinde gönlündeki islâm makami ile dirilmeyi isterken bir konuda da ümmetine örnek oluyor.

insanoglunun kazanabilecegi en büyük mükafat müslüman olarak ölmektir.

Müslüman ölen kisi günahkâr bile olsa sürekli cehennemde kalmayacak, suçu miktarinca ceza gördükten sonra cennet yurduna dönecektir.

Bu sebeple dualarimizi „son nefeste iman ile göçmek“ istegi ile bitiririz.

Peygamberimiz sav´den nakledildigine göre: „iki mü’minin ruhlari bir günlük yolda bulusur, halbuki o âna kadar sahiplerini görmemislerdir.“ Ruhlar, bölüklere ayrilan askerler gibidir. Havada karsilasir ve koklasmak suretiyle anlasirlar.

Yukarida zikredilen hadisi Seriflerden anladigimiz gibi, ruhlar arasinda manevî bir irtibat vardir. Bütün ruhlar hoslandigi arkadasini kendisine çekmektedir. Çevremize ibret nazari ile baktigimizda; ayni karakter yapisina sahip, ayni hedef ve emel için çalisan insanlari bir arada görürüz. Bu beraberlik bir zaman sonra kisileri birbirinin ikizi denilecek kadar ortak hale getirmektir.

Malik bin Dinar bir gün karga ile güvercinin beraber uçtuklarini görünce hayret ederek „Allah Allah, bunlarin arasinda hiçbir münasebet yok. Böyle iken nasil oluyor da birlikte uçabiliyorlar“ diye teaccup etti. Biraz sonra ikisinin de ayaklarinin aksak oldugunu görünce hayreti zail oldu ve „iste bunlar münesebeti bu yönden tesis ettiler dedi.“ Hekimlerden birisi: „Her kus kendi cinsi ile uçtugu gibi, her insan da kendi sekli ile ünsiyet eder“ buyuruyor.

Yüksek ruha sahip bir peygamberin salihlerle beraberlik için dua etmesi, her gün hata isleyen biz insanlara bu beraberligi ihtiyari degil zorunlu kiliyor.

„Bir mecliste yüz münafik ve bir mü’min bulunsa, o mecliste sonradan gelen mü’min, mü’minin yanina; bir mecliste yüz mü’min ve bir münafik bulunsa oraya gelen münafik, münafigin yanina oturur.

Meclislerimize bir dikkat edelim kimlerle beraberiz, ruhumuz kimleri seviyor, dostluk, ahbaplik, arkadaslik, hayranlik, duydugumuz insanlar saidler ve salihlere mi? Yoksa sakilere mi? benziyor. Bir de gönül meclislerimizi muhasebeye çekelim. O yüce makamlarda hangi muhabbetlere yer vermisiz. O hazineyi hangi sevgilerle doldurmusuz. Gönül evimizde bir kisilik yer kalsa kimi misafir ederiz. Bu konuda ferasetli davranarak gönül meclislerimize, Allah cc´nun salih kullarinin sevgilerini yerlestirelim ki, bizde salihler meclisinin sakinleri olalim.

Ancak inananlar ahirette mükâfat, münkirler ise yine ceza görecektir. Buhârî de zikredilen hadisi serifte söyle buyurulmaktadir: „Zikredenlerin etrafinda dönen meleklere Cenab-i Hakk söyle hitap eder; „sizi sahit tutarak söylüyorum ki onlari affettim. Muhakkak onlari bagisladim.“ Huzurunda bulunan meleklerden birisi de; „onlarin arasinda biri var ki onlardan olmadigi halde bir ihtiyacini gidermek için aralarinda bulunmaktadir, onu da mi affettin Ya ilahi!“ diye sormus, Allah-u Teâlâ cevaben „onlar Ben’i zikretmek için toplanmis oturan kimselerdir. Onlarda oturan ve beraber olan nasibsiz kalamaz“ müjdesini vermistir. insan bu müjdeyi ögrenince Allah’a (c.c.) isyan edenlerin yaninda bulunup, günahlarina ortak olmaktan degil, civarlarindan geçmekten dahi korkuyor. Ve salihlerin bulundugu meclisler, onlarin sohbetlerini mumla aramaya söz veriyor.

Allah’in (c.c.) sevdigi ruhlarla beraber olmanin lüzumuna en güzel örnek Peygamberimiz (s.a.s.) ve sahabe-i kiram arasindaki münasebettir.

Resul-i Ekrem (s.a.s.)’i görme ve sohbetlerinde bulunma bahtiyarligina erisen mü’minlere sahabe diyoruz. Ve sahabeyi kiram „Peygamberimiz (s.a.s.)’in „benim ashabim gökteki yildizlar gibidir, hangisine uyarsaniz delalete düsmezsiniz“ övgüsüne layik oluyor. Resulullah (s.a.s.) bütün insanlarin en üstünüdür ve ondan daha sevgili bir kul kiyamete kadar gelmeyecektir. Elbette, O’nu gören mü’minlerin bir imtiyazi olacak, bu vesile ile nimetlenecek ve ümmete örnek olacaklardir.

Ya rabbi bizleri Sahabenin nurlu yolundan ayirma.
Ya Rabbi bizi müslüman olarak öldür ve salihlerle beraber kıl.

Hazırlayan: Huzeyfe

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.