İlim ve Eğitim

Rahman ve Rahim olan Allah (cc) nun adıyla

Muhakkak ki hamd Allah’adır. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah’a sığınırız. Allah (cc) kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet verecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur; O tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve rasulüdür. Allah O’na, ailesine ve ashabına salât ve çokça selam eylesin.

Kardeşlerim!

Allah bizim için dini kemale erdirmiş ve üzerimize olan nimetini tamamlamıştır. Ve bizlere din olarak İslam’ı seçmiştir. İslam’ın temellerini sağlam bir şekilde belirlemiş ve kurallarını korunmuş olarak koymuştur. Kulların faydasına olan şeyleri toplamıştır. İyilikleri emreder ve kötülüklerden sakındırır. Kişinin yücelmesi ancak din ve ahlak ile olur. Nefislerin tezkiyesi kalplerin inşasına yardım eder ve övgüye layık işler yapmaya yöneltir. Ahlakın bir sınırı vardır. Ne zaman o sınır aşılırsa düşmanlık olur. Ne zaman da ondan geri kalınırsa aşağılık ve eksiklik olur. Geçen günler için nefsimizi hesaba çekelim. Şunu iyi bilelimki giden geri gelmeyecektir. Kötülüğü emreden nefsin tabiatından biri de geçmişle alakalı özürler ileri sürmesi ve geleceğe bağlı emellerinin bulunmasıdır.

Kardeşlerim!

İlim ve eğitim İslam’da yüce bir makam ve büyük bir mevki işgal etmektedir. İlim ve eğitimle değerler yükselir ve büyük faydalar elde edilir. Nıtekim Kuran-i Kerim de Allah (cc) bızlere buyurmakta (Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri dereceler ile yükseltsin.) (58/el-Mücadele/11) Nebi sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurur: „Kim ilim aramak üzere bir yola koyulursa Allah da buna karşılık, ona cennete giden yolu kolaylaştırır.“ Bu hadisi, Müslim rivayet eder.

İlim ve bilgiye davet herkese yöneliktir ve hayatın tüm alanlarını, fertlerin ve toplumların ıslahını sağlayan bütün durumları kapsar. Hadis-i Şerif’te „İlim talebi her müslüman üzerine farzdır“ buyurulmaktadır. Bu hadisi İbni Mâce rivayet eder.

Kardeşlerim!

Her millet, eğitimle bir takım gayeleri ve menfaatleri hedefler. Eğitimin ardında bazı maksatlar ve gayeler arar. Bu nedenle milletler, eğitimden elde etmek istedikleri gayeleri ve terbiye ile ulaşmak istedikleri hedefleri ilmi çalışmalar ve terbiye metodları ile gerçekleştirmeye çalışırlar.Bunların en belirgini de, yeni nesli terbiye ruhu ve anlayışı içerisinde eritip şekillendirmektir. Eğitim uzmanlarından birine bir milletin geleceği sorulur. Şöyle der: „Bana eğitim programlarını verin, size geleceğini söyleyeyim.“

Bütün çeşitleriyle eğitim ve her türlü şekliyle terbiye; milletlerin, ilkelerine ve değerlerine inanan nesilleri inşa etmekte kullandıkları en büyük araçtır. Bu ikisi, bütün bir toplumun eğitim ve terbiye anlayışıyla yürümesinin tek yoludur.

Dolayısı ile bütün tenkid ve kücümsemelere rağmen Kardesler olarak başlangıçtan günümüze kadar islami eğitime ağırlık veren bir çalışmamız vardır ve bu eğitim çalışması ise Allah (cc) nun izni ile devam edecektir. Belkide insanları kuru kalabalık ve başı boş olmaktan kurtaran en önemli faktör eğitimdir Evet o eğitim neticesinde oluşacak birlik yani itikatta amelde ve usuldeki birlik çoğu kalabalıkların üstesinden gelemediği işleri yapacak ve Allah (cc) nun razı olacağı bircok işlerede imza atacaktır. Ama buda sabır isteyen bir iştir. İmtihan alanında olduğumuzu unutup binlerce yıllık insanlık tarihini görmezden gelerek herşeyin kendi ömrümüz dahilinde olmasını istemek ve gereksiz saman çöpü gibi yanıp sönen aksiyonlar peşinde koşuşturmak ilimden yoksun insanların işidir.

Kardeşlerim!

Şüphesiz İslam eğitime teşvik etmekte ve terbiyenin üzerinde önemle durmaktadır. Eğitimin, insanların kalbinde yaratıcılarına karşı doğru anlayışların yerleşmesini garanti altına alan bir temel kural olarak görülmesini sağlar. Bu aynı zamanda bu anlayışın sonucu ortaya çıkan davranışların, insanoğlunun saadetini ve kurtuluşunu sağlayacak yönelişlerin kontrol altına alınmasının da garantisidir. (Kulları içinden ancak alimler, Allah’dan (gereğince) korkar.) (35/Fâtır/28)

İslam eğitime, Allah azze ve celle’nin metoduna tam olarak bağlanma çerçevesinde ve şeriatın belirlediği kabul ve red ölçülerine uygun olarak, hayatının bütün yönlerinde doğru ve dürüst olan bir toplumu bina etme aracı gözüyle bakar. Bu; hayatın, Allah Teâlâ’nın peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e seslendiği şu kavlinde olduğu gibi uygulamalı bir şekil alması içindir: (De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi Âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur..) (6/el-En’âm/162-163)

Kardeşlerim!

Dinimiz; fertleri ve toplumları her türlü iyilik ve faydalı şeylerle donatan; yeryüzünün, Allah azze ve celle’nin iradesine uygun bir şekilde imarını sağlayan bilgileri ve ilimleri edinmeye teşvik etmektedir. (O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütuf olarak) size boyun eğdirmiştir.) (45/el-Câsiye/13) Her türlü yapıcı çalışmaya sağlıklı bir şekilde yönelten ve anlayışların sağlamlaşmasını sağlayan diğer ilimler ise dini ve dünyası için çalışan, ümmetinin ve toplumunun gelişmesine katkıda bulunan, mü’min bir neslin inşası bu dinin isteklerinden biridir.Bu nesil Allah’ın izniyle İslam Ümmetine izzeti ve üstünlüğü,yüceliği ve mutluluğu getirecek bir hayat biçimine uygun olarak gelişme ve ilerleme basamaklarında yükselir. „Kuvvetli mü’min zayıf mü’minden daha hayırlıdır ve her birinde hayır vardır.“

Kardeşlerim!

Gayri müslim bir beldede yaşamaktayız. bu topluluğun hedefi ise; çıkarlarına hizmet edecek, anlayışlarını taşıyan, âdetlerini ve davranış biçimlerini devam ettiren, kendilerine bağlı nesiller yetiştirecek bir eğitim politikası oluşturmayı öncelikli görevleri arasına koyuyorlar. Nitekim Kuran-i Kerim de bu şu şekilde belirtilmektedir (Sizin de kendi inkar ettikleri gibi inkar etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız.) (4/en-Nisâ/89)

Müslümanların düşmanları mümkün olan her yolla ve araçla onlara ve dinlerine zarar vermek için planlar yapıyorlar. Kullandıkları araçlardan en büyüğü sahih İslami anlayışları ve değerli adetleri kökünden söküp atmayı hedefleyen eğitim metotları ve programları icad etmektir. Bütün bunları laik düşünceleri ve dini kuralları hiçe sayma, toplumsal ahlakı küçümseme üzerine bina edilmiş bir terbiye anlayışını besleyerek gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Özetle bunlar; dini inançların kaybolması, dini adâbın öldürülüp farklılığın ortadan kaldırılması sonucunu sinesinde gizleyen son derece büyük zararlara ve tehlikelere yol açmaktadır.

Kardeşlerim!

Çaba sarfedilecek ve vakit tüketilecek en hayırlı şey televizyonun biraz sesini kısıp görüntüsünü kapararak, Allah azze ve celle’nin Kitabı’na yönelmektir. O’nu öğrenmek, onu öğretmek, düşünmek ve anlamaktır. Rasûl-ü Ekrem (SAV) şöyle buyurur: „Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve O’nu öğretendir.“ Bu hususta gayret sarfedenlerden Allah (cc) razı olsun

Çocuklarımızı bu Yüce Kitab’ı öğrenmeye, ezberlemeye ve O’na değer vermeye yönlendirelim. Özellikle, Allah’ın ihsanı ve keremiyle bağışladığı fırsatları değerlendirelim. Bu bize, güzel bir son ve mutlu bir sonuç olarak geri dönecektir. Nitekim Rasûl-ü Ekrem (SAV) şöyle buyurur: „Şüphesiz ki Allah bu Kitap ile bir takım insanları yüceltir ve başkalarını da alçaltır.“

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hadislerini; temiz yaşantısını ve üstün ahlakını, yüce şemailini yeni yetişen neslimize öğretmek zorundayız. Bu yüce değerler ve üstün olgular olmadan gerçekleşen bir terbiyede hayır yoktur. Rasûl-ü Ekrem (SAV) şöyle buyurur: „Allah kimin hayrını dilerse onu dinde fakih (bilgi ve anlayış sahibi) kılar.“

Hazırlayan: Huzeyfe

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.