Monat: Dezember 2013

Emr-i Bi’l-Ma’ruf ve Nehyi Ani’l-Münker

1. Ebu Saîdu’l-Hudrî’den: „…ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in şöyle söylediğini işittim: „Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir.“ Emr-i Bi’l-Ma’ruf Ve Nehyi Ani’l-Münker Emredilecek olan ma’ruf, aklın ve şeriatın güzel kabul ettiği her […]

Arzuların Teslimiyeti

Abdullah b. Amr b. el-As (ra)’dan rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü (sav) şöyle buyurmuştur: „Kendi arzu ve istekleriniz benim getirdiklerime uymadıkça (gerçek manada) iman etmiş olmazsınız.“[1] Peygamber efendimiz (sav)’in „Kendi arzu ve istekleriniz benim getirdiklerime uymadıkça (gerçek manada) iman etmiş olmazsınız.“ ifadesi: Kişinin amelini kitap ve sünnetin ölçülerine vurup, kendi arzularına muhalif davranmak pahasına, Peygamber […]

Allah İçin Sevmek ve Allah İçin Buğzetmek

Ebû Zerr (ra)’dan rivayetle, Allah Rasûlü (sav) şöyle buyuruyorlar: “Amellerin en üstünü Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.”[1] Hadiste bir mü’minin hem Allah için seveceği dostları ve hem de Allah için buğz edeceği düşmanlarının olması gerektiğine işaret vardır. Mü’min, bir kimseyi yüce Allah’a itaat etmesinden dolayı nasıl seviyorsa, aynı şekilde o kişi Allahü […]

Tasavvuf ve Tarikatler

İnsanın kalbini, dünyevi hırs ve ihtiraslardan temizlemesi kolay değildir. Emmarelik vasfını taşıyan nefs (Nefs-i Emmare) hayvani tutkuların ve heveslerin peşindedir. İnsanın „Hevâ ve Heveslerini“ bir kenara bırakıp; ihsan ve ihlâs noktasında hassasiyet kazanması, teklifleri hakkı ile edâ edebilmesi için zaruri­dir. Tarih boyunca „Şeriat-Tarikat-Hakikat“ kavramları çerçevesinde, bu mesele gündeme girmiştir. İbn-i Abidin „Reddü’l Muhtar“ isimli eserinde […]

Selef ve Selefilik

Tarih içinde izine rastlanmadığı halde, günümüzde birçok fırka ve fikir akımı dikkat çekmektedir. Modernistler, Reformistler, Ehl-i Kur’an (Kur’aniyyun, Mealciler) ve İslâm’ın saf haline dönme iddiasında bulunan Selefîler bunlardan başlıcalarıdır. Günümüzde ilmin zayıflaması ve doğru ile yanlışın birbirine karıştırılmış olması sebebiyle bu tür akımlar, bazı iyi niyetli müslümanların aldanmasına, yanlış yollara sapmasına vesile olmaktadır. Bu yazı, […]

Kardeşlik Hukuku

Kardeşlik Hukukunun Kaynağı, Keyfiyeti ve Önemi Unutulmamalıdır ki, İslâm’ın yücelttiği ve sosyal yapısını üzerine kurduğu ilkelerin en önemlilerinden biri, Allah (cc) için sevgi ve kardeşliktir. Peygamberimiz Efendimiz (sav) bunun önemini ifade ederken şöyle buyurmuştur: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde […]

İslâm’a Göre Oyun ve Çeşitleri

Büyükler için spor ne ise çocuklar için de oyun odur. Hatta, çocukların hayatında oyun çok daha ehemmiyetli ve zaruret derecesinde gerekli bir yer tutar. Burada dinimizin bu husustaki teşriâtını belirtmeye çalışacağız: a) Oyunun Sünnetteki Yeri: Hz. Peygamber (sav)’in de gerek çocuklar için ve gerekse büyükler için bazı kayıtlar çerçevesinde oyuna yer verdiği bilhassa çocukların oyununa […]

İlim Yolculuğu

PEYGAMBERLERİN bıraktığı miras hükmünde olan ilmin elde edilmesi, her Müslüman’ın temel hedefidir ve temel hedefi de olmalıdır. Çünkü Peygamberlerin mirası olan ilim ihya edilmeden, insanca ve Müslüman’ca yaşamak mümkün değildir. İlim, sahibine izzet ve itibar kazandıran, şerefli bir özelliktir. İlim kadın-erkek her Müslüman için farzdır. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki: “Kim ilim öğrenme arzusuyla bir yola […]

Duyarsızlaşma

Mü’min için duyarsızlaşma, gerek şahsî gerekse ictimâî hayatı adına hassasiyet göstermesi gereken konularda titizliğini yitirmesi ve etrafındaki olumsuzluklara karşı da bîgâne kalması şeklinde özetlenebilir. Aynı zamanda onun için bu, kimliğini yitirip silikleşmesi ve renk atıp matlaşması mânâsına gelmektedir. Zira bu mânâdaki bir insan, mü’mini mü’min yapan husûsiyetlerden de uzaklaşmış demektir. Halbuki mü’min, dünyayı güzelliklerle bezemek […]

Çocuk Terbiyesi ve Güzel Ahlâk

“Çocuğumuz Bize Âsi Oluyor Diyenlere…. “Hiçbir baba evlâdına güzel edep ve terbiyeden daha değerli ve üstün bir miras bırakamaz.” (Tirmizi) İnsanın âilesine karşı sorumlu olduğu maddî ihtiyaçlarının yanında bir de mânevî ihtiyaçları vardır. Onlara inanmaları gereken iman esaslarını ve uymaları gereken ahlâk esaslarını öğretmek, ebeveylerin sorumluluğu altındadır. Esasen bu mânevî ihtiyaçların temin edilmesi daha mühimdir. […]