Kategorie: Sohbetler

Şefaat Üzerine

Kelime olarak; bir kimsenin bağışlanmasını istemek; bir kimseden, başka bir kimse için iyilik yapmasını ve zarardan vazgeçmesini rica etmek; yardım etmek; başkası hesabına yalvarmak, rica etmek; birinin önüne düşüp işinin görülmesi için dua ve niyazda bulunmak demektir. Şefâat edene eş-şâfi‘, eş-şefi (başkası lehine taleb eden) denilir. „Kim güzel bir şefâatla (hayır ve iyiliklere aracı, vasıta […]

Muâz ibni Cebel (ra)’den Hadisler

Kendisi hakkında Rasûlullah (sav)’in: „Âlimler kıyamet gününde bir araya geldiklerinde Muâz, bir ok atımı (veya bir taş atımı) onların önünde olacak“ Ve  „Ümmetim içerisinde helâl ve haramı en iyi bilen Muâz b. Cebel’dir“ Buyurduğu büyük sahabî… —————————————————— Ensârın ileri gelenlerindendir. Künyesi, „Ebu Abdurrahman“dır. On sekiz yaşında müslüman olmuştur. Peygamber Efendimiz’le birlikte bütün savaşlara katılmıştır. Rasûlullah […]

Kardeşlik Üzerine Hadisler

„MÜ’MİNLER KARDEŞTİR“ Ebû Zer (ra) rivayet ediyor: Biriniz din kardeşini sevdiğinde bunu kendisine bildirsin.[1] KARDEŞ ZİYARETİ Sevbân’dan (ra) rivayetle; Müslüman,  din kardeşini  ziyarete gittiğinde dönünceye kadar Cennet bahçesi içindedir.[2] Ebû Hüreyre (ra) Peygamber Efendimizin (sav) şöyle buyurdu­ğunu rivayet ediyor: Adamın biri bir köydeki din kardeşini ziyarete gidiyordu. Allah onun yolu üzerine insan şeklinde bir melek […]

İman ve Sevgi

Enes İbni Malik (ra)’den rivavet edildiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuş­tur:  „Sizden biriniz, kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe (tam) iman etmiş olmaz.„[1] Hadis, kendisi için sevdigini kardeşi için de sevmeyenin imanının tam (kamil) olmayacağı şeklinde anlaşılmalıdır. Muhabbetten maksat, hayır ve menfaat istemektir. Sonra burada bahsedilen muhabbet dinidir, beşeri muhabbet de­ğildir. Zira beşeri tabiat, […]

Hadisler Işığında Çocuk Terbiyesi

Yüce Allah insanı tertemiz ve berrak, işlenmeye hazır kıymetli bir mücevher suretinde yaratmıştır. Bu, onun hayra da şerre de istidadının bulunduğunu ve yaratılıştan kazanılmış olan kalb, akıl, ruh ve vicdan gibi latîf cevherlerinin, hangi inanç ve kültür havzasında yoğrulursa o yöne doğru meyledeceğini göstermektedir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen “Allah sizi hiçbir şey bilmediğiniz hâlde annelerinizin […]

Peygamberimiz (sav)’den Hayat Ölçüleri

Muaz’den (ra) rivayetle: Öğrenmek istediğinizden neyi öğrenirseniz öğreniniz, bildikleri­nizle amel etmedikçe, Allah sizi bundan faydalandırmaz.[1] Ebû Hüreyre’den (ra) rivayetle: Cuma, Pazartesi ve Perşembe günleri Cennetin kapıları açılır. Al­lah’a hiçbir şeyi ortak koşmayanlardan, bağışlanma dileyen her ku­lun günahı bağışlanır. Ancak din kardeşiyle kendi arasında düşman­lık bulunan kişi bunun dışındadır. Böyle bir kimse için şöyle denir: „Barışıncaya […]

Emr-i Bi’l-Ma’ruf ve Nehyi Ani’l-Münker

1. Ebu Saîdu’l-Hudrî’den: „…ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in şöyle söylediğini işittim: „Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir.“ Emr-i Bi’l-Ma’ruf Ve Nehyi Ani’l-Münker Emredilecek olan ma’ruf, aklın ve şeriatın güzel kabul ettiği her […]

Arzuların Teslimiyeti

Abdullah b. Amr b. el-As (ra)’dan rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü (sav) şöyle buyurmuştur: „Kendi arzu ve istekleriniz benim getirdiklerime uymadıkça (gerçek manada) iman etmiş olmazsınız.“[1] Peygamber efendimiz (sav)’in „Kendi arzu ve istekleriniz benim getirdiklerime uymadıkça (gerçek manada) iman etmiş olmazsınız.“ ifadesi: Kişinin amelini kitap ve sünnetin ölçülerine vurup, kendi arzularına muhalif davranmak pahasına, Peygamber […]

Allah İçin Sevmek ve Allah İçin Buğzetmek

Ebû Zerr (ra)’dan rivayetle, Allah Rasûlü (sav) şöyle buyuruyorlar: “Amellerin en üstünü Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.”[1] Hadiste bir mü’minin hem Allah için seveceği dostları ve hem de Allah için buğz edeceği düşmanlarının olması gerektiğine işaret vardır. Mü’min, bir kimseyi yüce Allah’a itaat etmesinden dolayı nasıl seviyorsa, aynı şekilde o kişi Allahü […]

Tasavvuf ve Tarikatler

İnsanın kalbini, dünyevi hırs ve ihtiraslardan temizlemesi kolay değildir. Emmarelik vasfını taşıyan nefs (Nefs-i Emmare) hayvani tutkuların ve heveslerin peşindedir. İnsanın „Hevâ ve Heveslerini“ bir kenara bırakıp; ihsan ve ihlâs noktasında hassasiyet kazanması, teklifleri hakkı ile edâ edebilmesi için zaruri­dir. Tarih boyunca „Şeriat-Tarikat-Hakikat“ kavramları çerçevesinde, bu mesele gündeme girmiştir. İbn-i Abidin „Reddü’l Muhtar“ isimli eserinde […]